Currently viewing the tag: "insan ve hayvan ilişkileri"

Rita A. Della Vecchia adlı kişinin 1988‘de patentini aldığı aşağıdaki buluş, siz meşgul olduğunuzda köpeğinizin bakımıyla ilgilenilmesini sağlıyormuş (ne kadar sağladığını, aletin çalışmasını kafanızda canlandırıp siz takdir edersiniz artık):

Köpek okşama makinesi

Patentin açıklama kısmında da şunlar yazıyor:

“Köpekle insan arasındaki ilişki incelendiğinde, köpeği okşamak, sıvazlamak, kaşımak gibi dokunmaya dayalı aktivitelerin en önde gelen faktörlerden olduğu görülür. Bu pratik buluş ile çalışacak olan mekanik cihazın bu faaliyetleri insanların yerine yapması ile öğrenilmiş davranışlar sayesinde köpeğin zamanla cihazın dokunuşlarına alışacağı ve cihazın hareketlerini sahibinin dokunuşları ile ilişkilendireceği öngörülmektedir.”

Kanzi Erol Atar'a poz verirkenHayvanların düşünüp düşünmediği konusu ilgimi çeken konulardan, daha önce de bu konu üzerinde bir iki kere yazmıştım (şurada ve burada görebileceğiniz gibi). Zira, gerçekten de halen bizim için gizemini koruyan bir soru bu. Hayvanlar düşünüyor mu, bunu hala bilmiyoruz ve ben bunu acayip merak ediyorum. Aynı şekilde, düşünüyorlarsa ne düşünüyorlar? Hissetme yetenekleri var mı, ya duyguları? Hepsinden de öte bir bilinçleri var mı? Peki ruhları? Hepsi sonu gelmeyen yeni sorulara yol açıyor.

Time dergisinin son sayılarından birinde bunun hakkında güzel bir makale yayınlandı, hemen yalayıp yuttum. Yazıyı oldukça beğendim, insan olmayan canlıların düşündükleri ve hissettikleri hakkındaki bildiklerimizi oldukça iyi toparlamış yazıyı yazan:

Continue reading »

İnek besleyenler için ineklerine isim takıp takmamak, ilk bakışta sadece inekle sahibi arasındaki ilişkiye bağlı bir karar olarak görünebilir.

Fakat, bunun aslında inek sahibinin kazancını doğrudan etkileyen işle ilgili bir konu olduğu aklınıza gelir miydi?

Bir isme sahip olmak, çok şey kazandırabilir!

Bu olguyu ortaya koyan çalışma, Antrhozoös isimli bir İngiliz dergisinde yayınlanmış. Elbette, bunu ilk okuduğumda bu isimde bir derginin varlığına ben de inanmadım. Ama linkinde de görebileceğiniz gibi, bu dergi Uluslararası Antrozooloji Derneği’nin resmi yayın organı ve kendini “insanlar ile hayvanlar arasındaki ilişkilere dair multidisipliner bir bilimsel dergi” olarak tanımlıyor. Derginin yayın kuruluna baktığımızda, ünlü üniversitelerden büyük akademik ünvanlara sahip bazı şahısların adını görsek de, ben hala antrozooloji diye bir bilim dalının ve bu derginin ciddiyetinden şüpheliyim, bunu da not düşmeden geçmiş olmayalım.

Hikayemize devam edecek olursak, olay kısaca şu şekilde: Sözü edilen dergide yayınlanan bu çalışmada, İngiltere’de ineği olup sütçülükle uğraşan birkaç yüz tane sütçüye (bilimsellik nerede diye tutturacaklar için, tam rakam 516 tane) bir anket uygulanmış. Ankette, sütçülükle uğraşan bu insanların ineklere karşı sergiledikleri tutum ve davranışlar ile çalışmaya katılan ineklerden elde edilen süt miktarı birbirinden bağımsız iki ayrı veri olarak karşılaştırılmış. Sonuçta , ineklere isim takılan çiftliklerde, herhangi bir yılda, ineklere isim takılmayan çiftliklere göre ortalama 258 litre fazla süt üretimi elde edildiği ortaya konulmuş. Bu, iki tür çiftliğin üretimi arasında yaklaşık % 6 oranında bir farka tekabül ediyor.

Elbette ki, tek bir araştırmayla bu durumu tam olarak anlayabilmek ve her yönünyle aydınlığa kavuşturmak mümkün değil. Bilim, her zaman “neden” sorusunu sormaya devam etmeli. Bu bakımdan örneğin, bir isme sahip olmanın inekler üzerindeki psikolojik etkilerinin öncelikle tam olarak belirlenmesi gerekiyor. Ancak, yine de araştırma sonuçlarının ortaya koyduğu bu korelasyon da gözden kaçırılacak gibi değil.

Continue reading »

Stop Copying Plugin made by VLC Media Player