Dünya - Şimdilik tek yuvamız, o bile fazlasıyla büyük belki de!

Dünya: Gerçekten küçük bir yer mi?

Bu soru ilk başta anlamsız görünebilir. Ama aslında değil. Zira, her an maruz kaldığımız bilgi bombardımanının büyüklüğünü düşündüğümüzde artık şaşırma tepki eşiğimizin eskisine oranla çok daha yüksek olduğunu rahatlıkla fark edebiliriz. Yeni teknolojiler sağolsun, artık herhangi bir gün içerisinde belki eskiden bir haftada ya da bir ayda duyabileceğimiz ya da öğrenebileceğimiz kadar bilgiyi sindirmek zorunda kalıyoruz.

Elbette, bunların ne kadarının işe yarar ya da yararlı olduğu tartışmaya son derece açık bir konu, keza bu bilgileri ne kadar içselleştirebildiğimiz de öyle, ama yine de bugünün insanı iki üç nesil öncesine kadar çok daha fazla şey biliyor. Bu bilgiler, dediğim gibi gerekli ya da gereksiz olabilir, ona birşey demiyorum, ama o bilgilerin arasında eskiden şaşırtıcı olanlar da eskisine göre çok daha fazla ve günümüz insanının yeni bir şeyi şaşırtıcı, ilginç, eğlendirici veya değişik bulma olasılığı eskisine göre çok daha düşük (ya da bu hislerin etki süresi eskisine göre çok daha kısa da diyebiliriz).

Ama yine de bence dünya rengarenk bilgilerle dolu bir yer olmaya devam ediyor, insanı yine de şaşırtabilecek bir deniz hala burası. Üstelik, olumsuz olduğu kadar olumlu anlamda da bu böyle. İnsan, içine daha çok girdikçe bildiklerinin ne kadar küçük olduğunu o kadar çok anlıyor sanırım. Ben girdim diye söylemiyorum, bende uyandırdığı izlenim bu en azından, onu söylüyorum.

Örnek mi? Örneğin bugün 5 Mayıs 2011, değil mi? Yakın sayılabilecek tarihte 5 Mayıs günü neler olmuş diye baktığınızda, karşınıza hepsi uzun uzun araştırılabilecek, zevk alarak hakkında detaylı bilgiler öğrenebilecek o kadar çok olay çıkıyor ki, şaşırmamak imkansız. Tarihte 5 Mayıs günü olanların bazıları şöyle mesela:

 

  • 1809′da bugün bir kadın ilk kez patent almış. ABD’li Mary Kies‘in aldığı bu patent, ipek ve iplik kullanarak bir tür hasır örme tekniğiymiş.
  • 1821′de bugün Napoleon Bonaparte (yani bildiğimiz o Avrupa’yı birbirine katan Napeleon) St. Helena Adası’nda ölmüş.
  • 1891 yılının 5 Mayıs günü, yani yine bugün, dünyanın en prestijli konser salonlarından olan New York’taki ünlü Carnegie Hall (o günkü ismiyle Music Hall) açılmış. O günün misafir bestecisi ise Peter Çaykovski imiş.
  • 1925 yılında bugün Tennessee’de bir lisede öğretmenlik yapan John Scopes, derste evrim teorisini öğrettiği için tutuklanmış (Bu olayın daha sonra ne gibi toplumsal hareketlere yol açtığını konuyla ilgilenenler biliyorlardır).
  • 5 Mayıs 1961′de, Alan Shepard uzaya çıkan ilk Amerikalı olmuş (Bundan kaç kişinin haberi vardı, gerçekten merak ediyorum).

Şu anda söylemek istediğim tek şey var. Yukarıdakileri yazarken bu konuların herhangi biri hakkında kendi kendime internette araştırma yapmaya başlamamak ve bu yazıya ilgili adreslerin linklerini vermemek için kendimi zor tuttum. Bana herhangi bir günden seçtiğim bu olayların her biri üzerinde bir sürü şaşırtıcı şey öğrenilebilecek muhteşem derecede ilginç konularmış gibi geliyor (ve bu yüzden her yazıda da konuyla ilgili daha fazla bilgi içeren linkleri veriyorum zaten). Bu olayların herhangi biri hakkında dişe dokunur tek birşey öğrenmeyecek olsam dahi, bunlar üzerinde araştırma yapmak şu anda zihnimin açlığını giderebilecek yegane faaliyetmiş gibi görünüyor.

Ve unutmayın, bunlar sadece 5 Mayıs’ta, yani yılın herhangi bir günü olan bugün içerisinde, son 200 yıl içinde gerçekleşen olaylar. Siz de bunları görünce, daha öğrenilmesi ve farkına varılması gereken olguların çokluğu karşısında dehşete kapılmıyor musunuz?

Biliyorum ki içlerinizden bazıları kapılıyor, bazıları ise kapılmıyor.

Kapılmayanlara göre, bunların çoğu üzerlerinde bir dakika bile harcamaya değmeyecek derecede kendileriyle ilgisiz, ipe sapa gelmez konular. Böyle olduğunu bildiğim için ilk kez olarak bu yazıda link vermiyorum, merak edenler kendileri zaten araştıracaklardır diye düşündüğüm için..

Şurası da açık ki bu tür şeyleri ilgi çekici bulmayanlar da kendilerine göre düzgün bir hayat sürmeye çalışıyorlar, bu yüzden onları yargıladığım falan da yok.

Bu konuda bildiğim tek şey sanırım şu:

Hayatım boyunca ne ben onları tam olarak anlayabileceğim, ne de onlar beni!

Bu konuyla ilgili sitede başka yazılar da olabilir.

4 Responses to Dünya hala şaşırtıcı bir yer mi?

  1. [...] adamın öyküsüKayıp Bir RuhGeçmişin EfendileriTavsiyelerOtizm kitaplarıIveuosa« Dünya hala şaşırtıcı bir yer mi?Şehir ve zaman [Video]Bir önceki yazımın konusunu oluşturan “Dünya hala şaşırtıcı [...]

  2. 1iyokmu says:

    İçinde bulunduğun dünyayı her açıdan (siyasi, sosyal, bilimsel süreçler) anlamaya çalışmak insana doğrudan birşey katmasa bile akıldaki soru işaretlerin giderilmesinde bir nebze faydalı olacaktır. Ama asla o soru işaretini tam anlamıyla yok edilemeyecektir. Çünkü dünyada o kadar çok bilgi mevcut ki. Artık bilgi çöplüğü denilen bir kavram ortaya çıktı. Artık insanlar sadece kendilerini ilgilendiren yönlerde bilgi sahibi olmaya çaba gösteriyor. Bilim ilerledi. Her dal oldukça derine indi. O derinliğe ulaşmak için yüzeyde fazla zaman harcayıp başka dallarda bilgi araştırmak yerine kendi dalında bilgiye ulaşmak için hayatlarını düzene sokuyorlar. Onu da yapmayan zaten bir nevi doğal seçilimle yokoluyor.

  3. Oğuzhan says:

    incoming search terms ilgi çekici olmuş. :)

  4. Neseli Beyin says:

    Evet, ayrı hosta taşıdım ya blogu, pluginlerden ne bulursam deniyorum… Bu da o yazıya hangi aramalarla ziyaretçi geldiğini gösteriyormuş.

    Bazısını kaldırıyorum sonra, bazısını ise tutuyorum bu özelliklerin. Bunu kaldırmayı düşünüyorum mesela…

    Ya da Türkçeleştirip bıraksam mı orada. Millet Google’da ne aramış da bu yazıyı bulmuş, herkesin görme şansı olur.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Stop Copying Plugin made by VLC Media Player