İstanbul için tarih boyunca elbette pek çok proje hayal edilmiş, düşünülmüş, hayata geçirilmiş ya da geçirilememiştir. Bugün Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı çılgın proje, mutlaka çılgınlıkta tarih boyunca düşünülen benzerleriyle yarışır, hatta ön sıralarda yer alır ama bunlardan ilklerinden birinden söz etmenin de tam vaktidir.

Bizim gazetelerde de bir ara epeyce konu olmuştu, o yüzden duymuşluğunuz vardır, ünlü rönesans adamı Leonardo da Vinci‘nin İstanbul için bir köprü tasarımı yaptığı. Gelin bu proje neymiş, ne değilmiş, ne olmuş ve ne olmamış, bugüne yansımaları niceymiş, bir de onlara bakalım.

Gerçekten de Leonardo da Vinci, 1502 yılında bir mektup göndermiş zamanın padişahı II. Bayezıda. Bu mektubun aşağı yukarı şöyle birşeye benzediğini tahmin edebiliriz:

 

Leanordo'nun İstanbul için çılgın projesi

 

Elbette ki bu gördüğünüz mektubun kendisi değil, zira gördüğünüz gibi Leonardo’nun alışkanlığı olduğu üzere, yazıları tersten yani sağdan sola yazılmış. Koskoca Osmanlı padişahına tersten yazılmış bir mektup göndermiş olamayacağı için, bunun sadece Leonardo’nun binlerce sayfalık defterlerinden birinde bulunan bir eskiz olduğunu düşünebiliriz.

Leonardo da Vinci vesikalık resmiHer neyse, Leonardo kendine pek bir güveniyormuş, 1950 yılında Topkapı Sarayı arşivlerinde bulunduğu söylenen bu mektubunda… ”…Köprüyü öylesine inşa edeceğim ki, ortasında yüksek bir kemer oluşturacak ve en hızlı giden gemiler bile hızlarını hiç düşürmeye gerek kalmadan köprünün altından rahatlıkla geçecekler…” diyormuş mesela, “40 arşın eninde, 70 arşın deniz seviyesinden yükseklikte, 600 arşın uzunluğunda; bunun 400 arşını deniz üstünde, 200 arşını ise karanın üstünde” bir köprü yapmayı planladığını ifade ediyormuş.

Zamanın koşullarına göre, II. Bayezid elbette en küçük bir ilgi bile göstermemiş bu mektuba, kafirin biri hangi cüretle Cihan padişahına akıl öğretmeye kalkışıyor, diye düşünmüş bile olabilir. Belki de mektup ona bile ulaşmadan saray görevlileri tarafından önemsiz bir yazı olarak arşive konmuştur dikkatsizce.

Oysa, Leonardo’nun çizimlerinden köprünün modeli anlaşılabiliyor ve hatta üç boyutlu modelleri bile yapılabiliyormuş. Bakın aşağıda büyük resimleri bile var.

 

Leonardo da Vinci'nin Haliç Köprüsü çiziminden bir model

Leonardo da Vinci'nin Haliç Köprüsü çiziminden bir model

 

Leonardo’nun verdiği ölçülere göre, ayak açıklığı 240 metreye, genişliği 8 metreye ve denizden yüksekliği 24 metreye ulaşacak bu köprü için büyüklerimiz artık yapılması vaktinin geldiğini düşünmüş olacaklar ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri 1999 yılında bu köprünün Galata’ya yapılacağını kamuoyuna açıklamışlar. Daha sonra, internetten öğrenebildiğime göre, bir rivayete göre 2006, diğer bir rivayete göre ise 2008 yıllarından birinde Sayın Başbakanımız aynı konuyu tekrar gündeme getirmiş ve kendisi için şüphesiz ki oldukça küçük çaplı kaçacak bu “çılgın proje”nin gerçekleştirileceğini bildirmiş. Ondan sonra ise, İstanbul’un 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti olmasının, bu köprünün yapımı için bulunmaz bir vesile olduğu düşünülmüş ve proje tekrar hayata döndürülmüş. falan filan… Anlayacağınız, hikaye henüz sonuçlanmamış, devamını hala zaman gösterecek gibi görünüyor.

 

Kanal İstanbul'dan bile daha çılgın bir proje

 

Bizim hikayemiz böyle devam ede dursun, üzerlerine sanki vazifeymiş ve de sanki onların projeleriymiş gibi Norveçliler, altı yıl uğraşıp bu köprüyü, daha küçük boyutlarda da olsa 2001 yılının Ekim ayında yapıp bitirmişler. Hem de orijinalinde taştan yapılacağı belirtilen köprüyü, kendilerinde bol bol bulunduğu anlaşılan tahtadan yapıp, bunu da güya “global bir insanlık projesi” diye yutturmaya kalkışmış, her kıtada benzer eserlerin üretilmesi için bir çaba gibi göstermeye kalkışmışlar. Merak edenler için bu projenin sitesinin linki burada. Laf aramızda, güzel de yapmış adamlar köprüyü, şu linke tıklayıp çaktırmadan Flickr’da bulunan fotoğraflarına göz gezdirmek mümkün.

 

Leonardo'nun çılgın projesinin ete kemiğe bürünmüş hali

 

Velhasıl, Leonardo’nun yine rivayetlere göre önce II. Mehmet’le onun bir portresini yapmak için, sonra da onun oğlu II. Bayezid’le Haliç’e bir köprü kondurmak için zamanın padişahlarıyla girdiği ilişkiler bu şekilde. Az kaldı İstanbul’a yerleşip bir de Türk adı alıyormuş anlayacağınız :) Bak o zaman, havamızdan geçilmezdi hiç işte…

Son olarak, yazıyı sonuna kadar okuyanlara da küçük bir hediyemiz olsun, aşağıda görebileceğiniz Leonardo’nun II. Bayezid’e yazdığı söylenen mektubun elimizde bulunan orijinal halinin resmi ile altında İngilizce çevirisi (kaynak: Bülent Atalay’ın sitesi).

Leonardo'nun II. Bayezid'e "çılgın proje" üzerine mektubu

 

 

Bu konuyla ilgili sitede başka yazılar da olabilir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Stop Copying Plugin made by VLC Media Player