20. yılını kutlayan EFINST İngilizce Dil Okulları harika bir kampanya başlattı. EFINST Dil Okulu, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne kadar kayıt yaptıran herkese İngiltere’de 2 haftalık İngilizce eğitimi hediye ediyor. Üstelik bu programlara iki yıl üst üste AB Dil Ödülü kazanan ESP (Özel Amaçlı İş İngilizcesi Programı) da dahil. Yani hem Türkiye’de İngilizce öğreniyorsunuz hem de pratik yapmak için İngiltere’ye bedava gidiyorsunuz. Haberin daha da güzel tarafı, İngiltere’de konaklama ve yeme içmeye de para ödemiyorsunuz.

Ben gidemem, çünkü İstanbul’da yaşamıyorum diyenlere müjde!

EFINST’in e-Learning LIVE! online İngilizce eğitim sistemiyle bire bir canlı online derslerinizi internet üzerinden de yapabiliyorsunuz. Bu sistemle öğretmeninizi canlı canlı ekranınızda görüyor, soru soruyor, sohbet edebiliyorsunuz. Öğretmenin sizin için hazırladığı power point sunumunu kendi ekranınızda görebiliyor, İngilizceye dair tüm sorularınızı özel öğretmeninize sorabiliyorsunuz. Başka kimse olmadan, sadece siz ve öğretmeniniz. Aynı gerçek sınıftaki gibi.

Detaylı bilgi için http://www.efdilokulu.com/al_sevdigini_uc_ingiltereye.html adresini ziyaret edin. Pişman olmayacaksınız.

Al sevdiğini, uç İngiltere'ye! (advertorial)

EFINST’in yakında Facebook ve Twitter üzerinden yapacağı kampanyalardan en önce haberdar olmak için:
http://www.facebook.com/EFINST
http://www.twitter.com/EFINST

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Tagged with:
 

Bence, hiç hem de hiç aklınıza gelmeyecek bir yolla… İki ya da üç haneli sayıların çarpımında, sonucu bulmak için bakın Japonlar nasıl bir yöntem izliyorlarmış:

Aynı sorunun karşısında, insan beyninin nasıl birbiriyle ilgisiz çözümler geliştirebildiğini göstermesi açısından da dikkate değer buldum bu videoyu.

Sizce de ilgi çekici değil mi?

Ünlü Avusturyalı, Alman, İngiliz ve Amerikalı, kısacası hiç bir yerin memleketlisi olmayan filozof Ludwig Wittgenstein ile hepimizin yakından tanıdığı Adolf Hilter isimli Avusturyalı Alman ‘ın aynı ortaokula gittikleri, hatta aynı sınıfta okudukları öteden beri anlatılıp durulan bir hikayedir. Bazıları daha da ileriye giderek neredeyse sıra arkadaşı olduklarını, silgi paylaşacak yaşı çoktan geçtikleri için, tööbe haşa ilk istimnalarını birlikte yaşadıklarını söyler dururlar. Elbette ki istimna kısmını olaya iğrençlik katması için ben ekledim.

Şaka bir yana, okulda birbirlerini tanıyıp tanımadıkları hakkında bugüne kadar ben herhangi bir belge okumadım, dikkatimden kaçmış olabilir. Ama sanıyorum ki bunu ciddi olarak iddia eden de olmadı (David Irving gibi egzantrikler dışında). Ama son dönemde ortaya çıkan belgelerle aynı matematik hocasından ders aldıkları bu hocanın öğrencileri hakkında tuttuğu notlardan anlaşılmış güya (ne kadar güvenilir olduğu her zamanki gibi zamanla anlaşılacak).

Beni bu konuya geri getiren ise Wikipedia’da Wittgenstein maddesinin altında rastladığım şu fotoğraf oldu.

Hitler ve Wittgensetin'in aynı sunufta okuduğu hurafesini ilk kim uydurdu acaba?

Sıkı dostlar!

Güya resimde de oklarla gösterildiği üzere bu yeniyetme bastıbacaklar Hitler ile Wittgenstein’mış. Ben her iki çocuğun da kişilik özelliklerini dikkate alarak resim çekilirken öyle uslu durup görünebileceklerine ihtimal vermiyorum ya, neyse.. Gerçi ikisinin de süper somurtmuş olması şüphe uyandırmıyor değil.

İlginç olan şu ki, eğer bu resimdekiler gerçekten onlarsa ve resimde aralarında sadece bir kaç kişinin bulunabileceği kadar yakın bir sınıf ortamında birlikte bulundularsa bu yakın tarihin en büyük keşiflerinden biri olarak kayıtlara geçmelidir.

Şans, kader ya da genetik deyin, insan soyunun, yani görünürde insanı andıran bu iki kişinin dünyada birbirinden olabilecek en farklı yaratılışta kişiler olduğunu varsayarsak, o sınıfta neler yaşanmış olabileceğini tahmin bile edemiyorum. Wittgenstein’in son derece derslerle alakasız, arkadaşlarını küçük gören ve asosyal bir çocukluk dönemi geçirdiğini biliyoruz. Buna karşın, belki tek ortak özellikleri olarak Hitler de derslere karşı ilgisiz ve kendi dünyasında yaşayan bir çocuktu ancak bazı tanıklar zayıf ve çelimsiz çocukları pataklamayı sevdiğini belirtiyor. Bu durumda Hitler, acayip derecede kıl bir öğrenci olan Wittgenstein’i dövdü mü? Wittgenstein bu olaydan sonra mı böyle oldu? Hitler’in Yahudi düşmanlığının başlamasında bu gıcık Yahudi çocuğun rolü var mıdır? Bu soruların cevaplarını aramamız gerekiyor:)

Şaka bu sefer iyice öbür yana, ben bu çocukların aynı okulda ya da aynı sınıfta okuduklarına ihtimal vermekte güçlük çekiyorum, zira Wittgenstein devrin en güçlü ailelerinin birinin çocuğu iken, Hitler son derece sıradan bir aileden gelmekteydi. Wittgenstein’ı ailesi evde özel öğretmenlerle eğitime tabi tuttukları çocuklarını neden sonradan Linz’de sıradan bir ortaokula göndermeye karar vermiş olabilirler mi, bence böyle bir ihtimali düşünmek gerçekten zor, zira maddi durumlarında bir kötüleşme olmamıştı.

Her neyse, Facebook’ta birbirlerini eklememiş olmaları da bu teorimi destekliyor zaten.

 

Aşağıdaki videoyu izleyince ilk vereceğiniz tepkinin “Bu ne ya?” olacağını % 99 oranında garanti edebilirim.

Anladığımız kadarıyla Japonya kaynaklı olan bu video gerçek mi değil mi, onu ben de bilemiyorum. Üretici firmanın sitesinde bu ürünün gerçek olduğu yazmakla kalmıyor, ürüne ait pek çok  başka tanıtıcı video da yer alıyor. Bu yüzden, karar da size kalıyor.

Her ne olursa olsun, gerçekten “çok acayip” bir şey yine de…

Matt Owen ismindeki bir tasarımcının blogunda minimalist ve gerçekten çok iyi düşünülmüş bazı popüler film posterlerine rastladım.

Yaratıcılığın yanında, bu posterlerin aynı zamanda yapmaları gereken işlevi de fazlasıyla yerine getirdiklerini düşünüyorum. Yani, filmin özünü çok sade biçimde bir kaç şekille anlatabiliyorlar. Kendi zevkime göre seçtiğim bazı örneklere buyrun:

Birds - Alfred Hitchcock

Dawn of the Dead

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

A Christmas Story

A Clockwork Orange

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Psycho (Sapık)Usual Suspects (Olağan Şüpheliler)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Daha fazlasını Matt Owen’ın blogunda görme şansınız var elbette. Hatta görseniz memnun kalırsınız, benden söylemesi :)

Tamamen bilgisayarda çizdiğim bu resimsi, kime ne düşündürür bilmem ama yine de bir görün istedim. Eserimin adını da “Denizde Fırtına [Van Gogh Usulü]!” koydum. İngilizcesi “Storm in the Sea [a lá Van Gogh]!” oluyor :)

Üstüne tıklarsanız büyüyeceğini umuyorum. Ve hiçbir şey düşündürtemese bile, en azından kendi zamanına göre zavallı bir garibanı, sanat tarihi için ise büyük bir yaratıcı dehayı bir kaç dakikalığına da olsa hatırlatacağını size…

 

Storm in the Sea [a lá Van Gogh]

Denizde Fırtına

Van Depremi’ne duyarlılık gösteren ve zor durumda olan depremzedelere yardım elini uzatmak isteyen vatandaşlarımız için bir liste hazırladık. Aşağıdaki kanallardan dilediğinizi seçerek yardımlarınızı en kolay şekilde Van’a ulaştırabilirsiniz:

1. KIZILAY

2868‘e tüm operatörlerden boş bir SMS göndererek Kızılay’a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Ayrıca havale yoluyla destek olmak isteyenler, tüm bankalardaki “Türk Kızılayı” hesaplarından bağış yapabilir. Ayni bağışlar Türk Kızılayı lojistik merkezleri ve şubeleri tarafından kabul edilecektir. Tüm Kızılay şubelerinin iletişim numaralarını buradan öğrenebilirsiniz.

2. AKUT

Tüm GSM operatörlerinden 2930‘a göndereceğiniz AKUT yazan bir SMS ile AKUT’a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Kredi kartını kullanarak internet üzerinden bağış yapmak isteyen vatandaşlarımız CardFinans ya da diğer banka kartlarını kullanarak bağışta bulunabilirler.

Havale/EFT için Banka Hesap Numaraları;
T. İş Bankası – Gayrettepe Şubesi – TR14 0006 4000 0011 0800 6666 63
Finansbank – Gayrettepe Şubesi – TR92 0011 1000 0000 0001 9576 70
Garanti Bankası – Ortaklar Cad. Şubesi – TR26 0006 2000 3570 0000 0029 30

3. BAŞBAKANLIK YARDIM KAMPANYASI

Başbakanlık tarafından Van’da yaşanan deprem nedeniyle başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde saptanan banka hesap numaralarına buradan ulaşabilirsiniz.

4. KARGO FİRMALARI

Yurtiçi Kargo, PTT Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo yardım gönderilerini ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktadır.

5. HÜRRİYET EVLERİ

Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan ve kış öncesinde evsiz kalan Van için Hürriyet Gazetesi de büyük bir seferberlik başlattı. Hürriyet, Van’da kış koşullarına dayanıklı, mutfak, banyo ve tuvaleti olan “Hürriyet Evleri” kuracak. Kızılay işbirliğinde başlatılan kampanya ile her biri 6 bin liraya kurulacak evler, evsiz kalan vatandaşlara sıcak bir yuva olacak.

Van Depremi – Hürriyet Gazetesi Bağış Hesapları

T. İş Bankası Mithatpaşa Şubesi
4228 – 0971947 / IBAN TR370006400000142280971947
T.C. Ziraat Bankası Kızılay Şubesi
Hesap No 685-2868-5189 / IBAN TR060001000685000028685189
Garanti Bankası Kızılay Şubesi
Hesap adı: Van Depremi – Hürriyet
Şube: 082 Hesap No: 6294703 / IBAN TR72 0006 2000 0820 0006 2947 03

Yapacağınız ufak bir yardım zor durumdaki bir çok insanı hayata bağlayan bir umut olacaktır. Mesajımızın ulaştığı herkesi, deprem bölgesinde yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımıza yardım etmeye davet ediyoruz.

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

Improve the web with Nofollow Reciprocity.
Set your Twitter account name in your settings to use the TwitterBar Section.